1.ANUNNAKI

Birçok araştırmacı Anunnakilerin, Güneş Sistemi’nin 12.gezegeninde yaşadıklarını düşünüyorlar. Nibiru (Planet X) adıyla anılan bu gezegen, Annunakılerin evi olarak düşünülüyor. Pluton’un yorungesının ardında yer alan bu gezegen, Güneş’in çevresinde eliptik bir yörüngede dönmesiyle diğer gezegenlerden farklılık gösterir yani saat yönünün tersinde hareket eder.

Pek çok astronom, Annunakilerin tahiminen 400.000 yıl once dünyaya, değerli maden ve mineralleri almak için geldiğini söylüyorlar. Bu amaç için anunnakilerin ağır işlerini yaptıracak bir nevi maden işçilerine ihtiyacı vardı ve bu doğrultuda, “Homo Sapiens” i meydana getirdikleri yönünde fantastik bir teori de mevcuttur.

Annunakilerin dunyamızdan ayrılmadıkları ve insanoğlunun gelişmesi için gizli bir şekilde rehberlik yaptıkları ve neredeyse ilkel toplumların tamamına yakının, annunakilerden kalıtsal bır ozellik taşıdığı söyleniyor. Bunlara örnek vermek gerekirse: “ataerkil toplum yapısı, şiddet ve intikam duygusu” gibi özellikler annunakilerden bizlere kalan kalıtsal ozelliklerdir. Annunakilerin dunya hakımıyetı mevzusunda çatışmaya düştüğü önemli bir rakiplerinin olduğuna inanılıyor: “Draconianlar (Drakolar)”

2.DRACONIANS (Drakolar)

Samanyolu’nun en eski Reptilianları olan bu ırkın, çok farklı bir sistemden geldiklerine inanılıyor. Diğer birçok Reptilian gibi Draconianlar da yumurtlayarak çoğalmaktalar. Diğer Reptilian ırklarından farklı olarak, savaşçı özelliklerini artırmak için genetiklerini değiştitdiler ve hızla çoğaldılar.

Adeta dev bir görünüme sahip olan bu türün yerden yüksekliğinin 3 ila 7 metre arasında olduğu ve ağırlıklarının da 1 tona yakın olduğu söylenmekte. Drakoların tenlari sert ve pullu bir yapıya sahiptir ve bu tür içersinde kanatlı drakolar da bulunmaktadır. Bizim şeytan olarak tasvirini yaptığımız yapıya çok benzerler.

Alpha-Draconian lar iki sınıfa ayrılmışlardır. Bunlardan Ciakar isminde olan dev Draconian lar Kraliyet sınıfını oluştururlar. Diğeri daha küçük olan draconian sınıfı organize olmuş savaşçılardır.

Andromeda sisteminde MORANEY Adında bir varlıkla iletişim halinde olan Alex Collier onlar hakkında hakkında kendisine verilen bazı bilgileri bizlere anlatmasına izin verildiğini söylüyor ve şöyle ekliyor:

Drakoların arkasindaki̇ güç, galaksinin her tarafına yaymış oldukları, tamamen korku üzerine kurulu baskıcı sistemleri ve hiyerarşik düzenleridir.  Fazlasıyla bilge ve ileri derecede zeki olan bu yaratiklar oldukça sinsi ve tehlikelidir.

Drakoların, galaksimizde yaşayan ilk akıllı yaşam formu olduklarını söylenmektedir. Onların boyları kadar büyük ve şişkin olan egoları, biz insanoğlu gibi bilinç anlamında az evrimleşmiş canlıların dünyalarını sömürgeleştirme cesareti vermiştir.

3.NATIVE REPTILIANS

Native Reptilianlar, Drakoların savaşçı ırkından fazla farklı özellikler gösterirler. Native Reptilianların dünyaya uzun yıllar önce geldiklerine inanılır. Onların, insanoğlu ile etkileşiminin uzunca bir geçmişi vardır. İnsanları kendilerine kaynak olarak bizi kullanırlar. Dünyanın en önemli insanlarıyla iletişim halinde oldukları ve dünya yönetimindeki gizli, karanlık güç oldukları söylenir.

Bu Reptilianlar yeşil pullarla kaplıdır ve kötü bir kokuları vardır. Diğer Reptilianlarla paylaştıkları orta özellik ise büyük gözleri ve göz bebeklerinin dikey bir çizgi şeklinde olmasıdır.

Reptilianlar hakkında ayrıntılı bilgi için bu yazımızı okuyabilirsiniz.

4.UZUN GRİLER

Tenleri kalınca, solgun ve tüysüzdür, ek olarak 2 metreden uzun oldukları söylenir. Onalar için değişen ve hızla gelişen teknolojinin efendileri de diyebiliriz. Galaksimizde, insanlık dahil birçok tür için elçilik görevini üstlenmişlerdir.  Bu Düşünce onları lider konumuna taşımaktadır. En çok Kaçırılma vakalarına karşınlar ise kısa grilerin genetik mühendisleridir. Griler, aramızda özgürce gezebilmek adına gri ve insan karışımı melezler yaratma stratejisini geliştirmiş ve bu amaçla da kaçırılma vakalarının yaşandığı söylenilmektedir. Zihin kontrol yöntemiyle hükümetleri ve önemli karar verme mekanizmalarının başında bulunan insanları etkiledikleri iddia edilir.

5.Kaçırılma olaylarının baş sorumlusu KISA GRİLER

Bu varlık türü 1.50 m. Boylarında vücutları oldukça zayıf ve narin görünümlü fakat kafaları vücutlarına oranla oldukça büyük olan korkutucu görüntüsü olan varlıklardır. Bunlarla, bilinen ilk teması gerçekleştiren ise “Betty Barney Hill” dir. Barney Hill, temasa geçtiği bu varlıkların kara kalemle çizimini ve heykel tasfirini yapmıştır. 1990’lı yıllara kadar dünya üzerinde çok pek çok insan gri varlıklarla karşılaştılar. Günümüzde uzaylı dediğimizde aklımızda canlanan uzaylı tasfiri bu varlıklara aittir.

betty-barney-hill

PAYLAŞ
Cem Arbag
Bilim ve teknoloji aşığı; eskinin eğitimcisi ve bankacısı, şimdinin araştırmacı yazarı ve web yöneticisi ayrıca iyi bir Pink Floyd dinleyicisi. "Bir yerlerde inanılmaz bir şey keşfedilmeyi bekliyor."

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here