İnsan kainata baktığında aklına gelen ilk düşünce bu koca evrende yalnız olup olmadığıdır. Bu konuda herkesin fikirleri var. Bu gün size Boriska adında bir çocuktan bahsedeceğim. Açıklanamayan, birçok kişinin kafasını karıştıran bir çocuk o…

Boriska‘dan önce ise bu yazıyı bitirdiğinizde izlemeniz için tavsiye edeceğim bir film var. Filmin adı K-Pax… Film; uzaylı olduğunu iddia eden bir adamı konu alıyor ve bir de ona yardımcı olmaya çalışan psikoloğu var. Film bu olaylardan esinlenilerek oluşturulan bir yapıt ancak hikayeyle oldukça benzer tarafları var…

K-Pax

Boriska; 11 Ocak 1996 Rusya doğumlu bir çocuk. Bir annesi ve bir de babası var. Onu diğerlerinden farlı kılan ise çok küçükken yaptıkları oldu. Genel olarak çocuklar resim çizmeye başladıkları zaman bizim anlamlandıramadığımız şeyler çizseler de anne ve babalarını çizdikleri resimlerde; el, kol, kıyafetler, uzun saçlı bir anne ya göbekli bir baba görürsünüz… Boris ise annesi babasını çizerken mor ile mavi renkleri kullanıyordu.

Annesi bu duruma anlam veremiyordu bir terslik vardı… Boris doğduğu gün de annesine anlamlı gözlerle bakıyordu, asla hasta olmamış ve büyürken hiç ağlamamış.

Boriska bahsettiği gezegenlerden birini çiziyor

8 aylıkken konuşan bir bebek…

Bebeklerin ağzından anne cümlesi neredeyse 1 yaşında çıkarken; Boris henüz 8 aylıktı ve rahat bir şekilde cümle kurabiliyordu. Kendisine alınan oyuncaklarla evcilik oynamıyordu, genelde geometrik şekiller yapıyordu…

Evreni anlatan küçük bir beden…

Boris 3 yaşına geldiğinde ise artık işler tamamen değişmişti artık kendini ifade edebiliyordu ve bir gün evren hakkında tüm bildiklerini ailesine anlatmaya karar verdi. Güneş sistemi içerisindeki gezegenlerden haberi vardı ancak o daha 3 yaşındaydı… Hiç birimizin bilmediği ancak bir bilim adamının hakim olabileceği şekilde gezegenlerin uygularını dahi sayabiliyordu.

Marsta yaşadım…

Boriska anlattıkça anlattı ve bir gün eski hayatında bir Marslı olduğunu, gezegeninde 7 metre boyunda yaşayan formlar halinde olduklarını söyledi. Dünyanın iklim kuşaklarını, daha önce yaşayan kadim yaşamları ve değişecek olan her şeyi anlattı…

Bu ailesini telaşa düşürdü ve doktora gitme kararı aldılar. Boris söylediği her şeyi tekrarlıyor, bahsettiği gezegenlerinin yörüngelerini doğru bir şekilde çizebiliyordu. Psikoloğu çizdiği resimleri incelediğinde ise Boris’in çok daha farklı gördüğünü fark etti; Boris insanların auralarını görebiliyor ve resimlerini buna göre çiziyordu.

Boriska bu durumun en net görüldüğü çocuktu ve ondan sonra bu tarz deneyimlerini paylaşan çocuklara özel bir isim verildi. Onlar İndigo Çocuklar oldular.

Doktorlar ise bu durumu Turuncu spektrograma olarak adlandırdılar. Muhteşem bir beyin ve neşeli yapısının nedeni buydu.

PAYLAŞ
Elif Gülerden
Hava soğuktur sanırım, malum Eskişehir Aralığı… 90’ların başında 28 Aralık gecesi doğdum. Hayata gözlerimi açtığım dakikalarda dışarıda etrafın bembeyaz olduğuna neredeyse eminim. Sonra eğitimci aile ile gezmeye başladığım bir dönem içine girdim. Akdeniz’den başlayan Marmara’da son bulan bir sefer. Hayatımda birçok şeyin değiştiği eğitim dönemi; Lise ve Üniversite oldu benim için. Yalova Anadolu Lisesi ardından Eskişehir Anadolu Üniversitesi. Yazmakla çok ilişkilendirilemeyecek bir bölüm okudum; Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler… Şimdi İstanbul maceram başladı. Biraz heyecanlı, biraz tarih kokulu… Yazmaya olan hevesim ne zaman başladı bilmiyorum; ama uzun süre devam edeceği kesin. Henüz hayatımın ilk çeyreği benim için. Belki anlam veremeyeceksiniz fakat inanıyorum ki güzel kitapların, müziklerin ve filmlerin dünyayı güzelleştirdiğine inanıyorum. Hatta bir adım ötesine giderek iyi insanların eserleri olduğuna yemin edebilirim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here